10 Temmuz 2017 Pazartesi

Fethiye Gezisi 2. Bölüm – Xanthos Antik Kenti ve Patara Plajı


Saklıkent Kanyonundan sonra ki durağımız bir antik kentti. Ufuk ile ben Efes Antik kentini gezdikten sonra Antik Kentleri gezmeyi , hikayelerini merakla dinlediğimizi fark ettik bu yüzden Xanthos Antik Kentine doğru yol alırken ufaktan heyecanlanmıştık. Fethiye’ye 46 km uzaklığında, Kınık köyü yakınlarında bulunan Xanthos Antik Kenti Fethiye ile Antalya arasında sınır bölgesinde yer alır ve Antalya iline bağlıdır.

Xanthos nehrinin kıyılarında kurulduğu için bu ismi almıştır. Likya birliğini oluşturan 23 kentin merkezi ve başkenti Xanthos Antik Kentidir. Likya’nın dini ve idari merkezidir. M.Ö. 545’e kadar bağımsız olan kent , sonrasında Perslerin bir çok saldırısına uğramış ve onların egemenliği altına girmiştir.

Xanthos kentinin erkekleri Perslerin saldırıları karşısında durumlarının kötüye gittiğini görünce kadınları , çocukları ve mallarını ateşe vermiş ve kendileri ölene kadar Perslerle savaşmışlardır. Bu korkunç olay sırasında kentte bulunmayan 80 aile dışında herkes Perslere yenik düşmüştür. Daha sonra 80 aile şehre gelerek tekrar şehri imar etmiştir.


İkinci , üçüncü felaket derken her seferinde şehir yanıp tekrar eski haline getirilmeye çalışılmıştır. M.Ö. 2.yüzyılda Likya Birliğinin başkenti olmuştur. Şehir sürekli aynı hikayeyi bir çok kez yaşamıştır. Şehir yeşiller ve birkaç kalıntılar ile kalmıştır.

Kalıntıların arasında Roma tiyatrosunun oturma sıraları korunmuş fakat sahnesi yıkılmıştır. Tiyatronun batısında iki tane Likya anıt mezarının kopyası durmaktadır. Bu anıtların asıllarının biri Londra’da diğeri de İstanbul’da sergilenmektedir.

Efes , Hiearapolis antik kenti gibi bir antik kent kalıntıları bulmanız mümkün değil. Fakat orada yaşayanların kendilerini yakarak kentine sahip çıkmaları gerçekten unutulmaz bir hikaye.  Savaşçı bir toplummuşXanthoslular. Xanthoslular ait şiir ise ;
Evlerimizi mezar yaptık,
Ve mezarlarımızı kendimize ev…
Evlerimiz ateşe verildi,
Ve mezarlarımız yağmalandı…
Yüksek tepelere sığındık,
Yerine dibine saklandık,
Su içinde gizlendik,
Geldiler ve bizi buldular…
Bizi yaktılar ve yok ettiler,
Bizi yağmaladılar…
Ve biz,
Analarımızın uğruna,
Kadınlarımızın uğruna…
Ve biz,
Onurumuz uğruna,
Ve özgürlüğümüzün…
Biz, bu toprakların insanları,
Topluca intiharı aradık
Arkamızda bir ateş bıraktık,
Hiç sönmeyecek…


Xanthos Antik Kentinden sonra ki durağımız ise Patara plajıydı..Patara plajına girmek için belli bir ücret ödeyerek giriyorsunuz. Büyükçe bir otoparkı var. Arabadan inip plaja doğru yaklaşık 200m tahta bir yoldan ilerliyorsunuz. Karşınıza büyükçe bir sahil çıkıyor. 12km uzunluğundaki kumsalın kumu incecik , denizi ise sığdı.

Aynı zaman da Patara plajına akşamları caretta carettelerın yumurtalarını bıraktıkları yerler arasında olduğu için koruma altında. Normal da rüzgarlı olan plaj biz gittiğimizde çok fazla rüzgarlı değildi. Tahta yoldan ilerlediğinizde karşınıza bir restoran çıkıyor. Yani karnınızı doyurabilecek restoran mevcut. Onun dışında üzerinizi değiştirebileceğiniz soyunma kabinleri , duşlar da bulunuyor.


Bizim  plaja gelme amacımız denize girmek olduğu için deniz soğuk olsa da denize girecektik. Kumum ince olması , havanın güzel olmasıyla deniz de bir harikaydı. Çok fazla zaman kaybetmeden tuzlu suların içinde bulduk kendimizi. Ama nasıl tuzlu su, ne siz sorun ne ben söyliyim. Deniz her anlamda çok güzel ne kadar ilerlerseniz ilerleyin derinleşmiyor. Fakat çok tuzlu bir suyu. Denizden çıktıktan sonra üzerinizde tuzları görmeniz mümkün. :) bu yüzden duş almadan durmanız pek mümkün görünmüyor.

Patara plajı Likya kenti için önemli bir liman kentiymiş. Biz Patara Antik Kentini gezmedik fakat plajı arka tarafında antik kentin kalıntıları gezmeden dönmeyin derim. Biz bilmediğimiz ve tur rehberimiz bize söylemediği için dönünce bilgimiz oldu. 


Çölü anımsatan kumsalı , tertemiz ve pırıl pırıl denizi ve orman manzarası ile Türkiye’nin en güzel plajlarından biri Patara Plajı.  Yolunuz düşerse kendinizi serin sulara atmanızı öneririm.
Perslerin kölesi olarak yaşamaktansa, ölümü seçen savaçcı halkının yaşam yeri Xanthos Antik Kenti’ni gezmeden de dönmeyin. :)

Böylece Fethiye’nin ikinci bölümünü de bitirdik. Umarım sizlere yeterince bilgi verebilmişimdir. Yine de aklınıza bir şey takıldığında yorumlarınızı bekliyorum. :)

Sıra da Çalış kasabası ve Kayaköy var. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder